Ben bu öykü işine nereden bulaştım hiç hatırlamıyorum. İçine doğmuş olma ihtimalim, sonradan olmuş olma ihtimalimden daha az değil. Yazdıkça bunları birbirinden ayırt edebilme kabiliyetimi de kaybediyorum galiba. Ben mi onu yazıyorum, o mu beni baştan icat ediyor biraz karışık. Şu hiç araba girmeyen çıkmaz sokak; mahallemizin en az egzoz dumanı olan, ancak bir o kadar da insan gürültüsüyle dolu olan yeri olmasa ve bu insanlar sürekli bana laf çarptırmasalar çok daha huzurlu bir hayatım olabilirdi. Hatta çok daha verimli bir yazar olabilirdim. Bu sokağın ahalisinin bitmek tükenmek bilmeyen balkon konuşmaları nedeniyle her gün bir kavgaya karışma olasılığım artıyor.

Bakınız, ben kadın düşmanı değilim. Evet, evlenmedim. Kız arkadaşım da oldu sayılmaz. Yani Gülay’la mesajlaştık bir dönem ama o benim yaşantımın çok ütopik olduğunu söyleyerek Kamuran’la evlendi. Şimdi tam karşı dairede oturuyorlar bana nispet yapar gibi. Umurumda mı? Zerre kadar değil! Kamuran bilse bunları büyük sıkıntı çıkar. Hatta kapıma dayanıp gerçekten beni delik deşik etmeye kalkar. İnanın, gayem sizi şahit göstermek değil. Bilin diye söylüyorum; ben genel olarak insanları değil öykülerini seviyorum. Lütfen şu araladığım pencereden karşı apartmana kulak verebilir misiniz? İstirham ediyorum, kararı siz verin. Tek kelime daha etmiyorum.

– Mehlika Ablaaaa!
– Efendim Gülaycııım!
– Ya balkonda görünce sorayım dedim. Kırmızı tükenmezin var mı acaba?
– Ne yapacaksın kız sabah sabah kırmızı tükenmezi?
– Akşamdan suya bir hikâye koymuştum da! Önemli yerlerinin altını çizip tashih yapayım diyorum!
– Aaaaa delinin zoruna bak! Kız sen ev hanımısın! Elinin hamuruyla tashih işine niye karışıyorsun? Yak altını pişsin hikâyen! Neyine gerek!
– Olmuyor işte öyle ablam! Adam laf ediyor gelince! Yok, çiğ olmuş! Yok, tuzu az! Yok, vıcık vıcık yağ!
– Kızım sende de hiç akıl yok! Adama ne senin hikâyenden! Sen onun akşama kadar iş yerinde yazdığına, yazıldığına karışıyor musun? Önüne konanı yesin, kalksın! Yeter ya! Ne bu erkek hegemonyası!
– Valla haklısın abla! Yemin ediyorum sen büyük düşünürsün! Kıymetini bilemiyoruz işte! Bugünü nasıl görüyorsun abla? Var mı bir aforizman?
– Olmaz mı? Al kalemi kâğıdı; ‘Erkekler ne der diye düşünmeden yaz’ vircinya volf! Çek ipini gitsin!
– Ay abla, çok sağ ol ya! Gel sana bir kahve yapayım. Bitter çikolata da var.
– Müfit Ağabeyin evde yavrum! Çıkamıyorum! Yaşlandı malum! Her yeri bok, sidik ediyor! Öğlen uykusuna bir yatsın öyle gelirim.
– Tamam ablam. Sen gelene kadar bende bir şiir yazayım madem. Gelince yersin!

Yazar: Sinan Terzi

2019-03-12T01:09:22+03:00
Bülten Üyeliği
Yayınlardan haberdar olmak için mail adresinizi giriniz.
Gizlilik haklarınıza saygı duyuyoruz.
Bu İnternet Sitesi çerezler ve üçüncü parti uygulamalar kullanır. Tamam