Dikkat Çekenler

  • Çocuklarla “Felsefe Konuşmak"tan Korkmayın!
    Fransız düşünür ve yazar Roger-Pol Droit, Çocuklarla Felsefe Sohbetleri isimli kitabında çocuklarla felsefe konuşmaya cesaret etmek gerektiğinin altını çizer. Ama bununla kastettiği, akademik anlamda felsefe yapmak ya da çocuklara Descartes, Hegel veya Nietzsche öğretmek değil elbette. Droit’e göre felsefe konuşmak, “felsefeden konuşmak” da değildir. Ya da birdenbire gündelik dilin dışında, anlaşılması zor, farklı sözcükler kullanmak ...
    Çocuk Edebiyatı
    Elif Şahin Hamidi 11 Temmuz 2019
  • Doğrudan Pırıl Pırıl Edebiyat ve Dolaylı mı Dolaylı Çevrebilim Savunusu
    Biraz çevre duyarlığı, iki tutam cinsiyet eşitliği, azıcık akran zorbalığı, kısık kuşaklararası iletişim sorununda karıştırılır. Çok sırıtmayan öğretici damarda çocuğa servis edilir. Çocuk, okur ve beğenir. Yazar radarına takılır. Hem okuma şevki artar hem de belli konuları dert edinir. İlk bakışta, hatta üst üste birkaç bakışta sorun yokmuş her şey yolundaymış gibi görünüyor. Ancak iki ...
    Çocuk Edebiyatı
    Adnan Saracoğlu 7 Şubat 2020
  • Hazinenin Aynasında Kendini Hor Gören İnsan
    Çocuk Edebiyatının güçlü seslerinin duyulduğu 1950 kuşağına mensup Philippa Pearce, uzun ve etkili tasvirleri, çocuk iradesini önemseyen karakter kurgusu, meraklısını daha çok cezbeden bilmecemsi katmanlarıyla altmış sene sonra bile hiç eskimeyen yetkin bir hazineyi önümüze sunmuş. Britanya'nın her işe tarihi katan geleneğini de düşündüğümüzde bizde pek karşılığı bulunmayan tarih sevdirmenin harika bir örneğiyle karşı karşıyayız.   Dünyanın ...
    Çocuk Edebiyatı
    Adnan Saracoğlu 10 Şubat 2019
  • Metafiziği Tüketmek: Pop-Mitos'un Dayanılmaz Çekiciliği
    Dini geleneklerin, kutsal tecrübesinin ya da en yaygın ve benimsenmiş kullanımıyla mistik-mitik verilerin kurgu dünyasına taşınması her anlamda heyecan uyandırıcıdır. Ele avuca gelmeyenin, yerinde yakıştırmalar ve düşük yoğunluklu sürümüyle biraz daha anlaşılabilir olması, kitleleri kutsalın neliğine yaklaştırması dahası edebiyat dünyasını  şenlendirmesi umulur. Ama elinde hamburgeriyle tipik bir anglo-sakson orta sınıf üyesine “çok ilginç” dedirtmesi dışında ...
    Çocuk Edebiyatı
    Adnan Saracoğlu 21 Aralık 2019
  • Mis Moruklarla Bal Gibi Tatil!
    Neyi seçeceğiz? Eski fotoğrafları anlamlı, insanları tanış kılan ninenin aklını mı, balık tutmayı, araba kullanmayı, potansiyelini görünür kılmayı öğreten dede desteğini mi,  geçimsizlik illüzyonunu aşan sevgi ve bağlılık çağlayanını mı, doğanın bağrında öğrenilen akorları, söylenen gâh edepli gâh muzır şarkıları mı, tüm doluluğuyla yaşama deneyimini mi, yoksa telafisi her zaman olan, hep aynı geyiklerin döndüğü ...
    Çocuk Edebiyatı
    Adnan Saracoğlu 15 Ağustos 2019

Doğrudan Pırıl Pırıl Edebiyat ve Dolaylı mı Dolaylı Çevrebilim Savunusu

Biraz çevre duyarlığı, iki tutam cinsiyet eşitliği, azıcık akran zorbalığı, kısık kuşaklararası iletişim sorununda karıştırılır. Çok sırıtmayan öğretici damarda çocuğa servis edilir. Çocuk, okur ve beğenir. Yazar radarına takılır. Hem okuma şevki artar hem de belli konuları dert edinir. İlk bakışta, hatta üst üste birkaç bakışta sorun yokmuş her şey yolundaymış gibi görünüyor. Ancak iki önemli sorun var, kendisini aşmaya yeltenmeyen yazarın statükosunun aynı zamanda geleceğin okuru olan çocuğu engellemesi. Dünyanın önde gelen yazarlarını okuduğunda oralarda işlerin farklı olduğunu hemen sezecektir, çevresindeki bağnaz listelere ve benzer yazarlara bağlı kaldığında ise, çok okuyan fakat dünyayı zihninde evirip çeviremeyen, anlamlı bağlantılar kurmakta [...]

By |Şubat 7th, 2020|

Metafiziği Tüketmek: Pop-Mitos’un Dayanılmaz Çekiciliği

Dini geleneklerin, kutsal tecrübesinin ya da en yaygın ve benimsenmiş kullanımıyla mistik-mitik verilerin kurgu dünyasına taşınması her anlamda heyecan uyandırıcıdır. Ele avuca gelmeyenin, yerinde yakıştırmalar ve düşük yoğunluklu sürümüyle biraz daha anlaşılabilir olması, kitleleri kutsalın neliğine yaklaştırması dahası edebiyat dünyasını  şenlendirmesi umulur. Ama elinde hamburgeriyle tipik bir anglo-sakson orta sınıf üyesine “çok ilginç” dedirtmesi dışında bir şeye yol açmıyorsa dağın fare doğurduğunu, hevesimizin kursağımızda kaldığını söyleyebiliriz. Çocuk irisine uygun olan, gençlere de göz kırpan ana akım fantastik edebiyatın yeni yıldızı diyebileceğimiz Roshani Chokshi'nin Aru Shah dizisinin ilk kitabı, çocuk edebiyatına yeniden yeşil ışık yakan nitelikli yayınevinin hamiliğinde yola çıkınca çoğu [...]

By |Aralık 21st, 2019|

Barış Ne Bilsin Savaşı

Çocuk Edebiyatımızda, biraz da kültürel yapının etkisiyle, iyi kitapların çoğunda bile alt tema bombardımanı eksik olmuyor, bütün yollar siyasi doğruculuğa çıkıyor, saat hep cinsiyet eşitliğini gösteriyor. Britanya bu anlamda çok güçlü bir geleneğe ve edebi birikime sahip olduğundan ortalama bir kitapta dahi böylesi mesaj kaygıları taşımıyor.   Bak bakalım ne görüyorsun? Bir dost, arkadaş, akran, komşu, hemsal, insan...Olmadı, baştan! Giy şu üniformayı, kuşan bir de şunları, bekle şu sınırı, bak şimdi tekrar! Burada düşman, şurada düşman, orada düşman... Hah, oldu işte, güvenlik ayarları tamam. “Savaş ne kadar uzun sürerse sürsün...” diyor kitabın son cümlesi. En kabadayısının bile üç-beş yıl ömrü [...]

By |Eylül 11th, 2019|

Mis Moruklarla Bal Gibi Tatil!

Neyi seçeceğiz? Eski fotoğrafları anlamlı, insanları tanış kılan ninenin aklını mı, balık tutmayı, araba kullanmayı, potansiyelini görünür kılmayı öğreten dede desteğini mi,  geçimsizlik illüzyonunu aşan sevgi ve bağlılık çağlayanını mı, doğanın bağrında öğrenilen akorları, söylenen gâh edepli gâh muzır şarkıları mı, tüm doluluğuyla yaşama deneyimini mi, yoksa telafisi her zaman olan, hep aynı geyiklerin döndüğü tatili mi? Terazinin bir kefesini bunca boş gösteren sen misin iç ses? Kefe sensin kes sesini!   Neyi isteyip neyi istemediğimize karar vermek kolay olabilir ama gerçekte neyi isteyip neyi istemediğimizi bilebilir miyiz? Neye göre seçim yapıyoruz, niye seçiyoruz? Ne olursa olsun o bluzu almam [...]

By |Ağustos 15th, 2019|

Ninnisiz Çocuklar, Bir Gün Uyuyacaklar  

İşte şimdi bir yandan kulaklarına geçirdikleri süngerimsi şeylerin gözeneklerinde hiç tanımadıkları ipeklerin akışını duymaya çalışıyor bir yandan da yorgun ve hesaplı ebeveynlerinin yedeğinde çoktan seçmeli fırsatların eşindirildiği haralarda geçiriyorlar ya boş vakitlerini, hangi atın sırtında koşturacaklarının hesabını yapıyorlar ya bu çağın çocukları, bundandır.   Bu çağın çocuklarını bu çağın anneleri doğurdu ve ninni söylenmedi bu çağda doğan çocukların kulaklarına. Bütün bu çağda doğmuş çocuklar ninnilerle büyüyemediler, ninni dinleyerek uyuyamadı, ninnilerle rüyalara yürüyemediler. Belki de bu yüzden bu kadar suskunlar ve belki de bu anlamsız suskunlukları nedeniyle kulaklarına ulaştırılan her seste bir ipeğin akışını arıyorlar habire. Çağ böyleydi çünkü, böyle gelmiş, [...]

By |Temmuz 11th, 2019|

Bahçemde Fil Olabilir; Savaş Asla Olamaz!

Morpurgo'nun yazarlık gücü; savaşı tüm gerçekliğiyle sunarken, onun karşısındaki yaşamsal detayları öne çıkarmasında, küçük mutluluk anlarının savaşa karşı koymadaki büyük etkisini atlamamasında. Vahşeti olgu olarak yansıtıp, çirkin detaylarla oyalanmamasında, buna karşılık filin patates sevgisini, kardeşlerin basit sataşmalarını, candan kucaklaşmalarını mimarisinin fil ayakları kılmasında. İnsani derinliği ise, bir Britanyalı olarak, Britanya'nın sorumlusu olduğu, tarihin en vahşi bombardımanlarından birinde tarumar edilen Dresden'den yana olup onu yasını tutmasında.   Bhopal felaketi, Dresden bombardımanı, Zilan deresi katliamı... hiç duydunuz mu? Peki ya Çernobil, Pearl Harbor, 11 Eylül...? Neden ikinci grup birincilere oranla zihnimizde daha diri, daha taze, daha bilindik? Trajediler bile yarışıyor maalesef dünyamızda, [...]

By |Temmuz 11th, 2019|

Çocuklarla “Felsefe Konuşmak”tan Korkmayın!

Fransız düşünür ve yazar Roger-Pol Droit, Çocuklarla Felsefe Sohbetleri isimli kitabında çocuklarla felsefe konuşmaya cesaret etmek gerektiğinin altını çizer. Ama bununla kastettiği, akademik anlamda felsefe yapmak ya da çocuklara Descartes, Hegel veya Nietzsche öğretmek değil elbette. Droit’e göre felsefe konuşmak, “felsefeden konuşmak” da değildir. Ya da birdenbire gündelik dilin dışında, anlaşılması zor, farklı sözcükler kullanmak anlamında “felsefe dili”ni konuşmaya başlamak da değildir. Droit’e kulak verecek olursak “Tersine, söz konusu olan her zamanki aynı sözcüklerle konuşmaktır, ancak farklı şeylerden ve farklı bir açıdan.” Bir başka deyişle “sözcüklerin ve hatta tema ve konuların değişiminden ziyade konuşma tarzının, bulunduğumuz duruşun bir değişimidir.”   [...]

By |Temmuz 11th, 2019|

Sevginin Aşınmaz Gücü ( Boşluk)

Yaşanan şeyler sevgiyi nefrete, iyiyi kötüye dönüştürür mü? “Sevgi ve nefret ne menem duygular”, “iyilik ve kötülük nasıl cevherlerdir”; kitabın değme cambazlara parmak ısırtacak kurgusunda peşine düştüğü temel sorular.   İnsanca hâllerimizi anlatmak için binlerce yıldır hayvanlardan medet umuyoruz. Hint-İran,Yunan, Mezopotamya, Mısır yetmezmiş gibi avcı toplayıcıların eğitici ya da eğlendirici hikâyelerinin çoğunda meydan hayvanlara kalmıştır. Hayvanım sen anlat insan anlarsa ne âla denilmiş gibidir. Kutsal anlatılarda da hayvanların rolü işlevi yadsınamaz. Kimilerinde tanrı mertebesine çıkıp oradan insana buyurduğu da olur hayvanların. Modern edebiyatın, onun en neşeli şubesi olan  çocuk edebiyatının olmazsa olmazıdır hayvanlar. Dolaylı, metaforik, alegorik ya da doğrudan bildiğimiz, [...]

By |Haziran 13th, 2019|

Mizahımız Sümüklüdür, Sidiklidir Abiler!       

Sobelendiniz gene! Filler unutmaz ve çocuklar yutmaz. Çocuklar konseyinin görevlendirdiği haylaz yazarlar da gereğini yapar! Çocuklar için biçtiğiniz elbiseyi ters-yüz eder siz çokbilmişlere giydirir. Gereklilik kipinizi tepe taklak eder ve sizi dımdızlak bırakır. Bir pırtı çok görürseniz, en süslü, cicili bicili elbiselerinizi giyip gittiğiniz nezih konser salonunda “pırt senfonisi”ne defalarca bis yapmak için alkıştan ellerinizi patlatırsınız. Oh olsun size! Mizahın nerede başlaması, neleri içermesi nerede durması, durmazsa bir zahmet durdurulması gerektiği çokça konuşulmuştur, yoksa buyurulmuş mudur? Tarihin belki de hiçbir noktasında anlatıyı kaynaktan, bize ulaştığı ve zihnimizin yudumladığı noktaya kadar takip etme fırsatımız olmadı. Ne kadar dikkatli hafiyelik yapsak da [...]

By |Mayıs 10th, 2019|

Doğa Seçkisi

Bugün kafamda üç soru var, birincisi “doğayı yeterince tanıyor muyuz?”, ikincisi “doğa için biz neler yapabiliriz” ve son olarak da “doğada neler yapabiliriz?”. Bu sorulara dolu dolu yanıtlar veren kitapları düşündüm ve bulduklarımdan bazılarını sizinle paylaşmak istedim. “Toplum olarak görmezden geliyor olduğumuz şey doğadır, hiçbir bedel karşılığında elde edilemeyecek yüksek etkili bir terapidir” diyor Richard Louv “Doğadaki Son Çocuk” adlı kitabında ve ekliyor, “Doğa deneyimi, bir çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için hayati önem taşıyan bir unsurdur.” Biz de eşimle, bu bilgiye sezgilerimizi de katarak, çocukları doğayla buluşturuyoruz sıkça. Ayrıca ilhamını doğadan alan kitapları da çok önemsiyor, okunmasını teşvik ediyoruz. [...]

By |Nisan 8th, 2019|

Karbonel: Çocuk Fantazyasının Kitabı

Cadı, kral kedi Karbonel, konuşan hayvanlar bir yanda; ergenlikteki fiziki değişim, çocukluktan yavaş yavaş çıkma, ciddi haller takınma, dağınık saçlardan at kuyruğuna, rahat giysilerden formel giysilere geçiş öte yanda, uzlaşmaya çalışan çocuk ve yetişkin dünyalarıdır adeta. 1950'lerde fantastik edebiyat epik süvarilerine kavuşmuştu. Masallarla dile gelen hayaller, yeni bir adres belirlemişti. Siyasal eleştiriler, insanlığın yılgınlığından ve umudundan dem vuran izlekler bu koridoru çok sık ziyaret edecekti. Çocuğu teğet geçip gözlerini yetişkin albenisine diken cins örneklerin yanı sıra, yetişkin de neymiş ne varsa çocukta var deyip onun gözüne girmeye çalışan başyapıtları artık bu “kanalda” izleyecektik. Ellilerdeki ateş henüz sönmemişken, erkeklere; “hele çekilin [...]

By |Nisan 8th, 2019|

Hazinenin Aynasında Kendini Hor Gören İnsan

Çocuk Edebiyatının güçlü seslerinin duyulduğu 1950 kuşağına mensup Philippa Pearce, uzun ve etkili tasvirleri, çocuk iradesini önemseyen karakter kurgusu, meraklısını daha çok cezbeden bilmecemsi katmanlarıyla altmış sene sonra bile hiç eskimeyen yetkin bir hazineyi önümüze sunmuş. Britanya'nın her işe tarihi katan geleneğini de düşündüğümüzde bizde pek karşılığı bulunmayan tarih sevdirmenin harika bir örneğiyle karşı karşıyayız.   Dünyanın içinde ülke, ülkenin içinde tarihin akışı, o akışta gelişen siyasal-ekonomik karakter ve ister istemez o karakter eliyle biçimlenen edebiyat alanı. Edebiyat bazen baharın delice akan ırmaklarına benzer ve gücüyle etkisiyle öncesinde kendisini belirleyen büyük değişkenleri belirlemeye çalışır. Tarih kopya çeker büyük kurgu ustalarının [...]

By |Şubat 10th, 2019|