Kutadgu Bilig ve Zamanı

Kadim bir bilgi olarak işitegeldiğimiz ‘Hanif Dini’, ‘Haniflerin Dini’ ibaresinden yola çıkacak olursak, tarihin her döneminde ‘iyi’ olana denk düşen bir bilginin adıdır Kutadgu Bilig.

Bu anlamda kutlu olanın bilgisi, bilinmesi dolayısıyla insanı da kutlu kılarak ‘Eşref-i Mahluk’ eyleyen bir yüce bilgiye ulaşmanın bilgisidir diyebiliriz Kutadgu Bilig’e…

Dünyada yazılan kitapların üstünde

Karahanlı Yusuf Has Hacib’in, Anadolu’da Karahanlılar döneminde, başlangıç olarak döneme ışık tutacak bir kitap biçiminde tasarlamış olsa da; özündeki ilahi bilgi dolayısıyla ‘müteal/aşkın’ bir yer edinerek yüzyıllar boyunca devredegelen, Kutadgu Bilig; tıpkı Edip Ahmet Yükneki’nin ‘Atabetü’l Hakayık’ ı ve hatta Yunus Emre’nin ‘Risaletü’n Nushiyye’si gibi şu dünyaya inen kitaplar hariç, diğer bütün kitapların üstündeki kitaplardandır.

Tarih boyunca Kutadgu Bilig’e  verilen diğer isimlere bakarak bile bunu anlamak mümkün; Sözgelimi; ‘Pendname-i Mülûk’, ‘Şehname-i Türki’, ‘Ziynetü’l Ümera’, ‘Enisü’l Memalik’ ve ‘Enisü’l Memleke’ gibi isimler bile onun böylesine kitaplar üstü bir kitap oluşunun ispatı gibidir.

Cihanşümûl bir kemalât ve terbiye zincirinden bir halka

Kutadgu Bilig, aynı zamanda çağlar boyunca süregelen saf ve temiz insanlık bilgisinin Anadolu insanına özel, İslam’la yoğrulmuş bir halkası gibidir. Değil mi ki, bu halkayı takip ederek bir iz sürecek olursak, önce Pendname’lerin en eskisi hükmündeki Ferdüddin Attar’ın Pendname’sine ulaşır oradan da, önce Anadolu’nun sonra cümle Turan, İran, Hind, Çin ve Maçin’in nezih üsluplarla yazılmış kadim kitaplarına ulaşırız.

Bundan başka Aristo’nun ‘Büyük Ahlak’ kitabına Platon’un Devlet’ine, Yunan’ın Yedi Bilgesi’nin ‘Öğütler Kitabı’na, Zarahustra- Zerdüş’ ün öğretilerine kadar gider, aslı Hind’in beş kitap’lık ‘Panchatantra’ kitabına dayanan ‘Kelile ve Dimne’ye doğru yol alır, oradan da ‘Vedalar’a kadar ilerleriz…

Bunun da ötesinde Çin-ü Maçin’in Lao Tsu öğretilerine, asıl adı Kung fu Tsu olan meşhur  Konfiçyüs’ün fikirlerine, Meng Tsu’nun öğüt ve öz deyişlerine, Babil’in Hamurabi Kanunlarına, Akad’ların ‘Eşunna’ kitabına ve Mezopotamya’nın ‘Ahlak ve Erdem’ yazılarına, daha da ötede sanki Musa’nın gelişini bekleyen Mısırlı Bilgelerin nasihat kitapları ‘Sboyet’ lere kadar derinleşir ve Allah’ın insanları hiçbir zaman bilgisiz bir biçimde kendi başlarına bırakmadığını; türlü türlü vesile ve kişilerle her zaman erdem’i, Hakkı, hukuku, ar’ı,  namusu ve vicdanı sürekli biçimde öğretip hatırlattığını öğrenir sarsılırız, sarsılabilirsek…

En güzel nasihatlerin kitapları: Pendnameler

Pendnamelerdeki nasihatlerin değerinin yıllar boyunca hiçbir biçimde tartışılmamış olması, pendnamelerdeki ahlak ve öğüdün yegane ölçüsünün ayetler, hadisler ve diğer hikmetli söz sahiplerinin sözleri oluşuna dayanmaktadır.

Tarih boyunca İslam topluluklarının hemen hepsinde bilvesile görülen pendnameler her daim Kur’an ve Hadis’i merkez edinerek yazılmış, yol gösterici metinler olmuşlardır.

Pendnamelerde devlet yönetiminden, ortalama insan davranışlarına kadar dini, içtimai ve ahlaki nasihatler verilirken hiçbir ayrım yapılmadan toplumun idarecilerinden ortalama halk’a kadar herkesi muhatap alan bir özgür terbiye arzusu dikkati çeker. Paşada, beyde, kadında, erkekte bu terbiye öğretisinin odağında nasihat dinlerken birdir ve esas olan ise iyi ve hayırlı birer insan olabilmektir.

Müslüman alemin ilk öğüt kitaplarından biri olan Feridüddün Attar’ın Pendnamesi ise bu anlamda mesnevi tarzında yazılmış, nazımın kurallarına uygun, 900 den fazla beyit içeren, yol gösterici, ufuk açıcı nasihatlerle süslü, öncü bir kitap niteliğindedir.

Edebiyatın, edep kökeninden yola çıkarak Tasavvufla buluştuğu bir öğreti düzleminde Attar’ın Pendnamesi aynı zamanda doğruya ve Hakka davet anlamında bir kurucu başyapıt özelliği de taşımaktadır…

Attar’ın Pendnamesinden başka, iki önemli Pendname olarak Güvahi’nin Pendnamesini ve Nabi’nin ‘Hayriye’sini sayabiliriz.

Pendnamelerin has ve temiz çocuğu

Yusuf Has Hacib’i bir din alimi yapmaktan başka bir kültür ustası, bir medeniyet elçisi, bir terbiye metodunun haber vericisi, bir yüksek yazar ve değerli bir şair haline de getiren Kutadgu Bilig, top yekün bir öğütler manzumesi ve hatta Müslüman Türk’e has bir düşünce tarihinin özeti gibidir.

Siyasi kültürden aile yapısına, çocuğun hakkından kadın’ın yerine, devlet yönetiminden toplum nizamına kadar en başta da en sonda da tek bir şeyi – Kamil İnsan’ı- işaretleyen Kutadgu Bilig başka bir anlamda da hemen her mevkiye hakkını hukukunu gösterdiği gibi haddini hududunu da gösteren bir makam ve mevki terbiyecisidir.

Bundan dolayı da eksenine aldığı Hak’tan halka giden bir terbiye manzumesi olarak hemen her boydaki öğütleriyle makamlar ve mevkiler ötesi bir tembih kitabı olmuştur.

Sözgelimi şöyle denilmiştir Kutadgu Bilig’de;

‘’…Biliglig sözi körse barçın tözi/ Bilginin Sözü ipekli kumaşa benzer’’, ‘’…Kişi emgek ıdsa sana belgülük Unıtma ol emgekni bolma ölüg/ Biri sana gerçekten emek etmişse, unutma bu emeği, ona karşı ölü gibi kalma.’’, ‘’Buşı bolsa yalnuk biligsiz bolur Kalı övke kelse ukuşsuz kılur / İnsan hiddetlenirse bilgisizce hareket eder, Eğer öfkelenirse, öfke kişiyi akılsız eder.’’, ‘’…Apa oglanı körse arkış sanı Örüg turgu bolmaz örügler kanı/ İnsanoğlunu görsen, sanki bir kervana benzer. Konaklama yerinde çok durmak olmaz, hani eski konuklar nerede’’, ‘’Yime yakşı aymış bu türk buyrukı Körür köz yarukı ogul kız okı / Bir Türk veziri ne de güzel demiş; oğul, kız hakikatte, gören gözün nurudur.’’

Bir yorumunuz var mı?

%d blogcu bunu beğendi: